İMZAYA İTİRAZIN , ÖNCEKİ HUKUKİ İŞLEMLERDE KABUL BEYANLARI KARŞISINDAKİ HUKUKİ DURUMU
- Bektas Duyar
- 26 Mar
- 3 dakikada okunur
Önceki Hukuki Süreçlerdeki Kabulün Sonraki İmza İtirazına Etkisi
Yargıtay içtihatları, borçlunun önceki bir icra takibinde veya mahkeme sürecinde kira ilişkisini ve sözleşmeyi kabul etmesi durumunda, yeni bir takipte aynı sözleşmedeki imzayı inkar etmesini "çelişkili davranış yasağı" ve "zımni ikrar" çerçevesinde geçersiz saymaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 16.09.2003 T., Esas: 2003/15851, Karar: 2003/17698: Borçlu kiracı takibe dayanak sözleşmedeki imzayı inkar etmiş olsa da, aynı sözleşmeye dayalı daha önceki bir icra takibinde kira ilişkisini ve sözleşmeyi kabul ettiği anlaşıldığından, alacaklının "imzası ikrar edilmiş sözleşmeye" dayalı olarak İİK m. 269/b uyarınca itirazın kaldırılmasını isteme hakkı olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 13.12.2012 T., 2012/14288 E., 2012/16595 K.: Önceki bir icra takibinde borçlunun kira akdine, kiracılığa ve kira miktarına itiraz etmediği, taşınmazda oturduğunu kabul ederek ödeme savunması yaptığı tespit edilmiştir. Bu durumun kira ilişkisini ve miktarını kesinleştirdiği, dolayısıyla yeni takipteki itirazın ancak İİK m. 269/c kapsamındaki belgelerle kanıtlanabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.09.2013 T., 2013/9593 E., 2013/11988 K.: Borçlunun önceki bir icra takip dosyasındaki itirazında imzayı açıkça inkar etmemiş olması, mevcut takipte imzayı inkar etmesini engeller nitelikte görülmüş ve itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 07.11.2024 T., 2022/1079 E., 2024/2312 K.: Davalının daha önce genel mahkemede görülen bir ecrimisil davasında kira sözleşmesini bizzat sunarak kiracı olduğunu beyan etmesi ve bu davanın kesinleşmesi, icra takibindeki imza inkarını bertaraf eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
İİK m. 269/2 Uyarınca İmza İtirazının Usulü ve Kesinleşme
İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi uyarınca, borçlu kira sözleşmesine ve varsa altındaki imzaya "açık ve kesin" olarak itiraz etmezse, kira akdini kabul etmiş sayılır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 04.03.2010 T., 2009/11800 E., 2010/2418 K.: Borçlunun icra müdürlüğüne yaptığı ilk itirazda imzayı açıkça inkar etmemesi durumunda, kira ilişkisinin varlığı kesinleşir. İİK m. 63 uyarınca borçlu itiraz sebepleriyle bağlıdır ve sonradan (mahkeme aşamasında) imza inkarında bulunarak savunmasını genişletemez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 13.11.2018 T., 2018/9483 E., 2018/18592 K.: İtiraz dilekçesinde imzaya açık ve kesin bir reddin bulunmaması, yazılı kira sözleşmesini takip hukuku açısından kesinleştirir. Bu durumda alacaklı, İcra Mahkemesi'nden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 03.04.2017 T., 2017/1873 E., 2017/4944 K.: İmzaya itirazın "saklı tutulması" ifadesi, İİK m. 269/2 anlamında açık bir inkar teşkil etmez. Bu tür yetersiz itirazlar kira ilişkisinin kesinleşmesi sonucunu doğurur.
Önceki Mahkeme Kararlarının "Kesin Delil" Niteliği
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 29.03.2023 T., 2023/848 E., 2023/2162 K.: Borçlunun önceki bir Sulh Hukuk Mahkemesi tahliye davasında veya icra takibinde imzaya itiraz etmemiş olması, kiracılık sıfatının ve kira kontratının kesinleştiği anlamına gelir. Bu durumda dar yetkili İcra Mahkemesi, önceki süreci esas alarak itirazın kaldırılmasına karar verebilir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi, 16.10.2024 T., 2024/461 E., 2024/610 K.: Tahliye taahhütnamesi altındaki imzaya icra dairesindeki itiraz aşamasında açıkça karşı çıkılmaması, yargılama aşamasındaki imza itirazını dinlenemez kılar.
İkincil Kaynaklar ve Stratejik Değerlendirmeler
İkincil bilgi sağlayan kararlar, önceki süreçlerdeki sessizliğin "zımni ikrar" olarak İİK m. 269/b kapsamını genişlettiğini teyit etmektedir:
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 11.11.2013 T., 2013/14561 E., 2013/15094 K. (İkincil Kaynak): Önceki bir icra dosyasında borca itiraz edilip imzaya itiraz edilmemesi, kira sözleşmesini zımnen kabul ettirir. Bu durum, alacaklının noter tasdikli belge sunma zorunluluğunu ortadan kaldırarak itirazın kaldırılması yolunu açar.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 16.06.2022 T., 2021/823 E., 2022/1390 K. (İkincil Kaynak): Önceki icra takibinde kira akdinin içeriğine ve imzasına itiraz edilmemesi, İİK m. 269/2 uyarınca kesinleşme sağlar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.07.2024 T., 2023/932 E., 2024/380 K. (İkincil Kaynak): HGK, borçlunun itirazında kira akdini ve imzayı açıkça reddetmemesi halinde akdi kabul etmiş sayılacağını vurgulamakla birlikte; uyuşmazlığın çözümünün genel bir yargılamayı (örneğin teknik raporlar, sözleşme maddelerinin yorumu) gerektirmesi durumunda davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğine işaret ederek dar yetkili mahkemenin sınırlarını hatırlatmıştır.
SONUÇ
Emsal kararlar ışığında; borçlunun önceki tahliye davalarında ve icra takiplerinde sözleşmeye itiraz etmemiş olması, mevcut takipteki imza inkarını geçersiz kılmaktadır. Bu belgeler (mahkeme ilamları ve kesinleşmiş takip dosyaları), İİK m. 269/b anlamında "imzası ikrar edilmiş sözleşme" hükmünde kabul edilerek itirazın kaldırılması davasına dayanak yapılabilir. Borçlunun itiraz dilekçesinde imzayı inkar etmesi, önceki süreçlerdeki kabulü nedeniyle "dürüstlük kuralına aykırı" ve "çelişkili davranış" olarak nitelendirilecek, bu da alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimalini güçlendirecektir. Ancak, uyuşmazlığın karmaşık maddi vakıalara dayanması durumunda (HGK 2024/380 sayılı kararında belirtildiği üzere) mahkemenin genel yargılama gerekliliği nedeniyle görevsizlik veya ret kararı verme riski göz önünde bulundurulmalıdır.
Yorumlar